Hammadde üreticileri, kendi hammaddelerine ulaşmakta zorluk çektiklerini söylüyorlar. Bazen "kardan dolayı dağdan indiremedik" diyorlar. Bazen "devletten yeterli desteği alamadıklarını" söylüyorlar.
Bizim bildiğimiz, devlet onlara 9 milyon metreküpten 30 milyon metreküpe kadar kesim alanları belirlemiş. Onların yaptıkları açıklamalar bizi tatmin etmiyor.
"2019 ve 2020 ihracatı aynı. Neden hammadde sıkıntısı şimdi başladı?" Türkiye'de 36 bin irili ufaklı üretici olduğunu söyleyen İnegöl Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı, her sene ortalama yüzde 15 olan mobilya ihracat artışının 2020'de yerinde saydığını söyledi. Özcan Ayhan, hammadde sıkıntısının "ihracat" ile ilişkilendirilmesindeki tezatı şöyle açıkladı:2019 ve 2020 mobilya ihracatı arasında büyük bir fark yok. 2019'da hammaddeye çok rahat ulaşabiliyorduk. Hatta üretici firmalar kampanyalar düzenliyordu ürünlerini satmak için. Birden bıçak gibi kesilmesinin iki tane sebebi olabilir: Ya ahşap, tutkal, kağıt gibi hammaddelere ulaşamıyorlardır. Ya da ihracata normalden fazla veriyorlardır.
Hammadde ihracatının da yüzde 100 artması gibi bir durum yok. Mobilya sektörünün de yoğun olduğu altı ay vardı. Şimdi ise kapasitemiz yüzde 100'e çıkmış değil.
6-7 ay içinde bu sıkıntıya düşmemiz çok enteresan.
MDF fiyatında yüzde 60 artış Özcan Ayhan'ın aktardığına göre hammadde kısıtının yanı sıra diğer bir sorun da fiyat dengesizlikleri. "Örneğin zaten fiyatları anormal olan süngere bir hafta önce yüzde 27 zam geldi. Geçen yıl haziran ve temmuzda 140 liraya bulabildiğimiz MDF, şu an 225 liraya kadar çıktı. Bu tek levhanın fiyatı" diyor Ayhan. Ayhan buna rağmen mobilya üreticisinin fiyatları ikinci planda bıraktığını çünkü bekleyen siparişlerin olduğunu söylüyor. Mobilya üreticisinin çok büyük fedakârlık gösterdiğini söyleyen Özcan Ayhan'a göre hammadde fiyatları artmış olmasına rağmen mobilya fiyatlarındaki artış sınırlı oldu. "Üreticilerimizin verdikleri tavizlerden fiyatların çok anormal artmadığını gözlemliyorum. Bence fiyatların daha da artması gerek" diyen Ayhan, "Ancak esnaf ve zanaatkarımız ülkenin alım gücünü bildiği için tavizi biz veriyoruz. Eskiden yüzde 10 seviyesinde olan kâr marjı yüzde 6-7'lere çekildi" ifadelerini kullandı. "İhracat ya dondurulmalı ya da gümrük vergileri artırılmalı" Independent Türkçe'ye konuşan Özcan Ayhan, çözüm için ise şunu önerdi:İç piyasada ihtiyaç varken hammadde ihracatının ya şu an hemen dondurulması gerekiyor ya da gümrük vergilerinin artırılıp iç piyasaya öncelik verilmesi gerekiyor.
Bir kota uygulanmalı ya da gümrük vergileri düzenlenmeli. İç piyasaya yeterli hammadde verilmediği sürece ihracat durdurulabilir. Fabrikaların ceza yediğini duyuyoruz. Ancak kalıcı çözüm hâlâ yok.
Siparişlerin yetişememesi durumunda hem esnafın hem de ülkenin zor durumda kalacağını söyleyen Özcan Ayhan, "Türkiye 3,5 milyar dolar civarında mobilya ihracatı yapıyor. Bu sıcak para girişi demek. Bu sektörü artık milli sektör olarak görüyorum. Hammaddesi yüzde 80 oranında Türkiye'de üretilen odunlardan elde ediliyor. Suntalar için genç ormanlar kesilmez. Bakanlığın izin verdiği, ömrünü tamamlamış ağaçlar ve dallar kullanılır. Türk mobilyası diye bir kavram oldu. Bu çok önemli bir şey. 3,5 milyar dolarlık ihracatın ileride 10 milyar dolarlara çıkacağını düşünüyorum" dedi.


Yorumlar